13

ÇEVİR DOSTUM ORDAN BİR SAYFA…TEMİZ OLSUN

Okumaya üşenenler için özet :  Evet, nerde kalmıştık? Neredeyse kara trenin bile geldiği, yazasımın gelmediği; dolduracak incir çekirdeği mevsimini beklerken zamanın yine baş döndürücü bir hızla üzerimden geçip gittiği bir zamanda kalakalmışım. Ben de kaldığım yerden, körün fili tasvirinde olduğu gibi tuttuğum yerinden anlatmaya devam ediyorum şimdi. Tam da burada ve gelmesini beklemekten çoktan vazgeçip doğru olarak ilan ettiğim, bana göre en doğru olan bu zamanda…

Bazı sözcük dizimleri var, yaşın kaç olursa olsun, başımızdakiler kim olursa olsun duymaktan kaçamıyoruz. “Birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde…” diye başlıyor birisi. “Sev ya da terk et” diyor bi diğeri. “Beğenmiyorsan takip etme” diyor daha yeni nesil olan beriki.

Yapma, etme, işine gelmiyorsa elleme, sorma, sorgulama, söylenme, sakın ola eleştirme anlamına gelen vesaire sözcük dizimleri. Bir de tabi hayatımızı şekle şemale sokalım derken ucundan kıyısından illa ki bulaştığımız kişisel gelişim durdurmaları var. “Eğer birine öfkeleniyorsan, mutlaka sendeki bir şeyden kaynaklanıyordur.” Ay ya da kesin kıskanıyorsundur…

Atarlı yazılar yazdım kendime, sonra dedim ki “ülkenin şu gündeminde birlik ve beraberliğe en çok ihtiyacımız olan şu günlerde…daha iç açıcı şeyler yazayım ben”
Melankolik şeyler yazdım kendime, sonra dedim ki “ sorunlu ergen tribi gibi oldu ama bunlar”
Beyaz yakalılığa dair şeyler yazdım kendime, sonra dedim ki “arkadaş herkes burdan yürüyor zaten. Ne o öyle, popülerlik peşinde gibi”

Bunu yazarsam annem içlenir, şunu yazarsam eski patron üstüne mi alınır derken kendime koyduğum oto sansürler yüzünden sessizliği seçip, bloggerların atası Pucca’ya selam gönderdim içimden.

Uzun lafın kısası; şöyle ağız tadıyla atarlanamıyordum bir zamanlar. Sonra düşündüm ki elbet benim gibi ona buna sinir olup da bundan hiç de özür dilemek zorunda hissetmeyenler de vardır. Belki de o kişi filtasviri sayfasındadır; olamaz mı?

Peki ben yokken neler oldu?

  • Ülke gündemine içlenip de, gitmek mi doğru yoksa kalmak mı tartışmalarının bir yerinde, eline şahane fırsatlar geçmişken bile başka bir ülkede çalışmanın hayalini hiç kurmamış kardeşim, ailesini de alıp, neredeyse mecbur kaldığından Avrupa’ya taşındı. Beyaz yakalı, pırıl pırıl, çocuklu çiftlerin yaşadığı bu duruma atarımı yazacağım…Yok öyle içinde bulunduğumuz sistemi bünyeye iyice buyur etmek.
  • “Para kazanmak zordur, emek ister, mücadele ister” gibi saçmasapan alt inançlarım yüzünden; kendimi bu tam da bu inanca ait hissedebileceğim, saçmalıklarıyla mücadele ederken bulduğum bir işyerinde buldum. Patron şirketi dediğimiz şey, kurumsaldan da fena olabiliyormuş bunu öğrendim. Beyaz yakalılara dair benim orta direk dahil her şey yazıldı artık, demeyip bildiklerimi yazmaya devam edeceğim.
  • Özellikle gençler başta olmak üzere neredeyse herkesin sadece fotoğraf çekerek, like alarak para kazanma peşinde olduğunu; üretim diye bir hayalin tedavülden kalkmasına ramak kaldığını gördüm. “Değişime ayak direme Özge, değişime uyum göster” diye haykıran iç sesime bazen fena halde bozulup, aslında tek yapmak istediğimin o an Şeyma Subaşı’nın hikayesine gösterilen ilgiye alabildiğime söylenmek olduğunu gördüm. Bu söylenmelerimi de yazacağım, “sevmiyorsan takip etme kardeşim” diyenlere inat. Kıskanıyorum sanmasınlar diye beğenilerini esirgemeyenler duracak nasılsa, bense uzaktan uzaktan, neden herkesin fotomodel olma sevdasına düştüğünü merak etmeye devam edeceğim.

Geçen süre içerisinde çok güzel şeyler de oldu elbette. Mesela artık enerjimi en iyi yaptığımı düşündüğüm ve sevdiğim işlere harcamaya kesin kararımı verdim. Bunlardan birisi pazarlama ; nam-ı havalı ismi ile marketing, bir diğeri ise yazmak. İkisini kısmen de olsa birleştirebildiğim, kendi işim deyip sahiplendiğim bir pazarlama ajansı kurdum arkadaşımla birlikte.

Üretenlerin, güzel işler yapanların yanında olup, seslerini daha fazla duyurmalarına destek olabilirsem ne mutlu bana. Hikayeleri sevdiğimi zaten biliyorsunuz, bir başkasının da hikayesini güzelleştirmek, duyurmak için büyüteceğimiz bebeğin adı: persona’jans. Merak edenler personajans. com sayfasından da ulaşabilirler. ( evet, kendi kendime reklam aldım n’olmuş. Google’a satmadık ya en azından buraları:)

Olur da merak edenler için kendi işini kurmak ne menem bir şeymiş diye de yazacağım elbette; hatta bizi geriye ya da ileriye taşıyacak şey olan para konusundaki tutumumuzu…Onlar başka yazıların konusu olsun artık. Nasıl olsa geldim, burdayım.

Şimdi Metallica’dan “Turn the Page” şarkısını dinleyip, açtığım beyaz sayfalarda gezinme zamanı. Şarkıyı sayfaya da yükledim. Laf aramızda, eski bir beyaz yakalı olarak sayfaları çevirirken ellerim bazen titremiyor değil. Ama “olsun” diyor içimdeki ses. Her şey güzel olacak.

Paylaş

13 Comments

  1. Hayırlı olsun yeni işiniz. Herşey gönlünüzce olsun. Her iki tarafında kendisine göre acıları ve oluşturmaya imkanınız olursa mutluluğu var. İyi ki döndünüz bu arada. Mutluluk ve başarı dileklerimle…

    • çok teşekkür ederim:) iyi ki dönmüşüm bence de. size de mutluluklar ve başarılar, en güzelinden

  2. Özge hoşgeldin 🙂
    Yaşasın artık yazacağını duymak çok güzel. Sabah 6.30 da kalkıp trafikte işine gitmeye çalışan şu beyaz yakalı okurunu mutlu ettin. 🙂
    Bu yazın böyle biraz atarlı olmuş 🙂 o kadar aradan sonra olur o kadar değil mi? Bir daha bu kadar içine atma, hep yaz.
    Kocaman sevgiler

    • hoşbuldum:) bir beyaz yakalıyı mutlu edebildiysem ne mutlu bana. sevgiler

  3. Hayırlı uğurlu olsun ,bir yerden başlamak iyidir, sayfanıza bir baktım gerçekten harika,sahici ve samimi olmuş yolunuz açık olsun

    • Çok teşekkür ederim:) bana edilebilecek en güzel iltifat olmuş; samimi ve sahici:) sevgiler

    • hoşbuldum:) çok teşekkürler, haftaya yine buralardayım; söz:)

    • Merhaba. Hayat paylaştıkça güzel,kaynak belirtildiği sürece elbette bir sakıncası yok:) Hem siteniz hem de yeni hayatınız hayırlı olsun:) Bu arada sitenizi incelerken benim memleketime gittiğinizi okuyunca hem şaşırdım hem de çok mutlu oldum. Size ve Bayramiç’e candan selamlarımla…

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *