18

SES VER ALTAN…

Okumaya üşenenler için özet: 1. Barı açıyorum 2. Ayla’yla aramı düzeltiyorum 3- Babamı da yanıma alıyorum. Olay bitmiştir.

Her şey çok güzel olacak filminin unutulmaz repliklerindendir:  “Barı açıyorum, Ayla’yla aramı düzeltiyorum, babamı da yanıma alıyorum.” Unutulmaz deyip genelleme yapacağım izninizle çünkü aklında replik kalmayan, hatta izlediği çoğu filmi doğru dürüst hatırlamayan benim bile aklımda kaldıysa; buralarda da unutmayan biri vardır mutlaka.

Altan o dediklerinin hiç birini yapamadı diye unutmadık bence biz o repliği. İyi niyetten fazla da bir şeyi olmayan güzel insanların, ha gayret kararlar alıp da hiç birini gerçekleştirememiş olmasıydı sanırım beni etkileyen. Filmi kahır kıyamet değil de adına yaraşır bir duygu ile hatırlasam da şimdi yeniden düşününce çok acıklı geldi.

“Hayat sen planlar yaparken başına gelenlerdir” diyen John Lennon’dan ya da “yarın kimseye vaadedilmemiştir” yazan Murathan Mungan’dan ötesini bilecek halim yok elbette.. Ama bilmek ve yaşamak farklı şeylermiş. En azından onu bir kez daha bildim.

Tamam kurumsaldan ayrıldım, ne yapmak istediğimi buldum, işi kurdum, hayatı düzene soktum sayılır; şimdi iyice yoluna koyalım derken; personajans.com ‘da da ortağım olan erkek arkadaşımın çok sevdiği amcası vefat etti. O cenaze işlerini hallederken, ben oturduğum evin apar topar yıkılacağını ve acil süratte taşınmam gerektiğini öğrendim. Yeni ev bulduk. Taşındım. E hadi önümüze bakalım derken bu sefer de biricik ananemi, hiç beklemezken öbür dünyaya yolcu ettik. Ve daha arada bir dolu şey oldu, şimdi yazıp da tekrar şişemeyeceğim türden…Bu nedenle “haydi bakalım, nerede kalmıştık” demeye çekinir bir halde, sözünü etmeye değdiğini düşündüklerimle bile zorlanıyorum şu anda yalan yok.

“Bilemiyorum Altan, bilemiyorum”

Bir yandan da kelimeler birikti içimde. Sesleri olur mu kelimelerin? Olurmuş. Ananemin çakır gözlerini anlatasım var. Dedemle 63 yıl süren birlikteliklerini. Yeni evimi. Yeni işleri. Güzeller güzeli yeğenimi. Yarım yamalak hatırladığım çocukluk hatıralarımı. Gelmeyen baharı. Serin havayı. Gidenleri. Gittikleri yetmezmiş gibi bir de hiç seslenmeyenleri. Hayat devam ediyoru anımsatan güzel hikayeleri. Güzel hikayeler anlatmaya kalksam hissedeceğim suçluluk duygusunu. Asla birinci önceliğe varamayan ama onlarsız olamadığımız küçük detayları.

Hem her şeyi böyle ulu orta dökesim var hem de sus pus oturasım…

Şu anki durumum Altan’dan hallice olsa da; her şey çok güzel olacak. İçimdeki kelimeler öyle söylüyor, ben onların yalancısıyım.

 

Paylaş

18 Comments

  1. Nerelerdeydin bu kadar zaman? Bir yazı hatta 2 yazı daha bekliyorum:)

  2. Olacak olacak…Şahaaaaane olacak 😉 Sen yeterki yaz içinden geldiğince….

  3. ”Gelmeleri beklerken gidenlerin götürdüklerine nasıl dayanıyorum ben de şaşıyorum”’ââ

  4. Yazın hoş bir süpriz oldu, yalan söylemeyim unutmuştuk seni, ben unutulacak kadınmıyım dediğini duyar gibiyim. Duyguların aslında duygularımıza tercüman oluyor, sen daha cesursun yazıyorsun. Ben ise bazen sıkıldımı ucundan bir arkadaşıma anlatıyorum, oda kulak ucuyla dinliyor, sonra muhabbet nolacak memleketin haline dönüyor. Yani anlayacağın her şey çok güzel olacak diye diye 46 yaşını devirmek üzereyim. Yeni işiniz nehaber nasıl gidiyor, mutlumusun. Sonuç hoşgeldin ve unutturma kendini.

    • Ben kendimi unutmuşum aralarda, siz beni unutmuşsunuz normal tabi:) Sıkıldınız mı anlatın burdan; ben mevzuyu memlekete çevirmem söz. Ayrıca cesarete gelince; buraya yazdığınıza göre bence sizin içinizde de var…Yeni iş güzel, mutluyum. Ama mutlu olmak için bir şeyleri beklememek gerektiğini ve bunun bir seçim olduğunu hatırlatıyorum kendime çokca…Ondan yani. Yazarım bunu da…Hoşbuldum…Unutmayın beni:)

  5. Posta kutumda yeni bir yazınızı paylaştığınızla ilgili notu görünce eski bir dostla karşılaşmış gibi hissettim. Sevindim. Beğeni ile takip ediyorum. Lütfen devam. Yolunuz hep açık ve aydınlık olsun…

    • Duygular karşılıklı; ben de yorum geldiğini görünce soğuk havada uzunca yürüdükten sonra sıcak evime gelmiş gibi hissediyorum:) Çok teşekkür ederim. Aydınlık hepimizin üzerinde olsun…

  6. Yazı güzel her zamanki gibi, sen içini ferah tut.

  7. Yaşadığım zor bir dönemin sonunda geldi yazınız.
    Tam da “baharı göremeden yaza mı yakalandık” derken serin ama rahatlatan bir esinti hisseder gibi oldum. Yazıyı okumadan önce tüm donanım hazırdı. Spotify’ dan Doğan Canku şarkısı, büyük boy kupada filtre kahve, uğurlu yeşil tişört, yeterli (!) after-eight stoğu …
    Sonra yazıyı okudum. Altan’ı hatırladım. Hayallerini, hayal kırıklıklarını, dayanma gücünü, yeniden başlama heyecanını, “bu sefer daha iyi kaybetmeliyim” beklentisini düşündüm. Kendi yenilgilerim aklıma geldi.
    Oturup bir liste yapmayı planladım. Sonra vazgeçtim.
    Kızım ne yaptığımı sordu. “Hiç” dedim. “Kendimle kavga ediyorum”.
    “Seni kimse yenemez !” dedi Kızım.
    Haklıydı.
    Keşke kendimi yenebilseydim.
    Canku sustu. Kahve soğudu.
    Pencereyi kapattım.
    Yeni yazınız gelince açılmak üzere.

    • Ne kadar da güzel yazmışsınız; çok teşekkür ediyorum paylaşımınız için. “Seni kimse yenemez” diyen bir kızınız varsa; şansınız da vardır..Listelerden vazgeçmeyin:)

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *