27

BURADA MI ÖLELİM, EVE PAKET Mİ YAPARSINIZ ?

Okumaya üşenenler için özet: Bazı şarkılar var, dinleyince sesin sahibine “abi burda mı ölelim, eve paket mi yaparsınız” diyesim geliyor benim.

Neden canımız acıdıkça onu yok edecek değil, ona eşlik edecek şarkılar seçeriz?

Hani eskiden, dişimiz sallanıp ete hafiften saldığı acıyla kendini belli ettiğinde dilimizle kurcalamaktan vazgeçemezdik ya…Kurcala dur. Acısı dinene kadar. Acı tükettikçe  azalan, dinen bir şey miydi ki?

devamı gelsin

Paylaş
8

Yaralı Kuş

Okumaya üşenenler için özet:  Zordur yaralı bir kuşu sevmek. Sen yarasını sarayım diye avucunda tutmaya çalışırken onu, o korkar çırpınır; hem kendini daha çok kanatır hem senin acını acıtır.

Yaşıyor olmamızın ispatı niyetine; kuş gibi hafif geldiğimiz bu dünyada istisnasız hepimiz yara alırız.

Bazılarımızın yarası eklem yerindedir, her daim sızlar; bazılarımızınkisi unutulan bir yerdedir, sadece ara ara yoklar. Bazı yaralar öpünce geçer. Bazıları geçmez. Bazılarının daha çok öpeni vardır, yaraları pek gözükmez. Bazılarını öpen bulunmaz.

Nasıl ki dünyanın en pahalı kremini de sürsen topuklarına, bir bebeğinki gibi yepyeni, yumuşacık ve öpülesi olmazsa, zihin de yürek de tabula rasa misali bomboş bir levha gibi kalamaz doğası gereği.

Kalp kırılır, ruh yıpranır, para zor kazanılır, arkalar hep sağlama alınır, kağıt kesiği gibi acır durur da bazı yerler, dışarıdan bakana kendini kolay kolay göstermez.

devamı gelsin

Paylaş
16

BAHAR GELDİ, HER YERDELER

Okumaya üşenenler için özet: Siz deyin bahardan, ben diyeyim memlekette tatil havası aldığımdan; bu kez edebi kaygılarımı bir tarafa bırakıp pek sevdiğim kişisel gelişime göz kırptım. Kumrular bile baharı beklerken, aşksız kalmamak için ne yapılmalıyı yazdım. Körün fili tasviri gibi ve her zamanki gibi; tuttuğum yerden, olduğu kadar.


Geleni süsmek, gideni tepmek istersin bazen. Hele ki bahar ayları geldiğinde yalnızsan, aşık değilsen elele tutuşanlara şöyle okkalı bir tekme atma isteği doğabilir içinde. Sanki herkes çift yaratılmış da senin rızkını biri çalmış gibi hissedebilir, sokaklarda yalnız yürüdüğünü suratına çarpan çiftlerle karşılaşabilirsin. Olur öyle.

Mesela bir kaldırımdan geçerken birbirlerinin elini bırakmayalım diye seni yola sıkıştırabilir onlar. Buna karşılık olarak bünyene “ay böyle çirkinini bulacağıma yalnız kalırım daha iyi” gibi boklama becerileri ve  “ kızlar paralı adamları seviyor”  veya “erkekler güçlü kadınları sevmiyor” gibi bahane üretme mekanizmaları yerleşiyor olabilir. O da olur öyle.

Olmuyorsa, sorun yok, yazıyı okumasanız da olur. Ama oluyorsa, yani sizin içinizde de bir karanlık taraf varsa, okuyunuz sevgili Anakin. Belki bir faydası olur, kimbilir. devamı gelsin

Paylaş
2

MEVZU AŞK İSE…

Okumaya üşenenler için özet: Modern zamanın modern aşkları diye tabir etsek de halimizi;  modern olmayan, geleneksel aşklara özenen bir yer vardır belki de içimizde, olamaz mı? “Peki ya mevzu aşk ise tarihsel gelişimin bir değeri var mı, o değer bize de yarar mı? ” sorularının cevabı belki de bu yazıdadır, olamaz mı?

Ayrılırken sarılıyoruz, hani hiç bitmese dediğiniz türden bir sarılma, rahatlatan, uzun uzun, sıcacık. Her “bitmesin” dediğimiz şey gibi bitiyor tabi ki o sarılma da. Kollarımız çözülmeye başladığında başımı göğsünden kaldırıp yüzüne bakıyorum kaçamak bir şekilde. Bu adamda “gitme kal” diyecek surat yok. Filmlerdeki gibi, tam uçağım kalkmak üzereyken turnikelerden aşıp gelecek, güvenlik görevlilerini peşinden koşturacak tip de yok. devamı gelsin

Paylaş
4

ARAMAKTAN YORULAN KADINLAR

Okumaya üşenenler için özet: Yorulanlar sadece evliler değil, ya da boşanmışlar. Sürekli aramak da yorar bir kadını, onlarca ilişkinin kahramanı olmak da…

Rakı masasındayız. 3 genç kadın. Kendimiz olmaya en yakın o zamanda. Bir kadeh daha az içsek hala kontrollü, bir kadeh daha fazla içsek baş belası  olabilirdik ama biz tam kıvamındayız.  devamı gelsin

Paylaş