22

“ERKEK OLMANIN ZORLUKLARI” YAZI DİZİSİ – 1

Okumaya üşenenler için: Kadın okurlarım kusura bakmasın lütfen ama bu yazıda erkek olmanın zorluklarından bahsettim. Ezilen kadınlardan, erkek hegemonyasından değil. O yazılardan çok var ve hepsi de doğru. Körün fili tasviri gibi tarif etmeye çalıştığım şey, erkek kimliğinden önce insan olan, onun da iyisini olan erkeklerin acıklı durumu. Yazar burada erkek okurlarına göz kırpmış falan demeyin arkamdan, valla üzülürüm.


Serin bir akşam üstü, o pek sevmediğim şehirli sorunsalı ile başbaşayım. Gideceğim yer buradan uzak değil, ama toplu taşıma yok, taksiye binsem taksici kızar mı, yürürsem başıma bir şey gelir mi?

Daha geçen gün kendime liste diye yayınladığım maddelerin biri tüketimi azaltmaktı. “O yazıyı okuyanlara da ayıp olur şimdi, ay sanki seni görecekler, olsun ben bileceğim ya” diye kendimle bir süre didiştikten sonra kararımı yürümekten yana kullanıyorum. Ne de olsa insanın kendi kendine aldığı bir kararı uygulamasının hazzı hiçbir şeyde yok.

O nefis haz, birazdan ufak bir tedirginliğe dönüşüyor tabi. Tünelimsi bir yerden geçilecek ve etraftaki tek tük arabayı saymazsak hiç yaya yok. Pardon, tek yaya var; o da genç bir erkek ve uzaktan bana doğru yürüyor. Üstelik kapüşonlu.

devamı gelsin

Paylaş